Kürt siyasetinin mezar taşı
Ak Parti yola çıkarken malum nevzuhur isimlerle meydanlara çıkmadı. Lideri ve kadrosu sağlam bir gelenekten geliyordu. Ancak siyaset yapma biçimlerinde "gömleği çıkarmak" şeklinde ifade edilen bir ifade değişikliği vardı. Bu strateji ülkenin sosyolojisini doğru okumakla eş değerdi ve uzun süreli iktidarın anahtarlarından biri oldu.
Şimdi HDP içinden yükselen şiddeti, hendek siyasetini eleştiren itiraz seslerini bu minvalde değerlendirebilir miyiz, onlara bir şans tanımalı mıyız? HDP içinden yükselen bu sesleri, kürt siyaseti açısından müspet bir gelişme olarak kabul edebilir miyiz? Ak Parti'ye yolun başında verdiğimiz krediyi vermeli, HDP'de birilerinin gömlek çıkardığını kabul edebilir miyiz?
Bu konuyla ilgili şahane bir atasözü var" ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" diye.
HDP'li siyasetçiler, canlı bombalar canlarımızı alırken ne dediler? Nerdeydi bugünkü kuvvetli itirazları? Demirtaş 6-7 ekimde sokağa insanları dökerken, Yasinler işkence edilerek öldürülürken, hangi canlı yayına katılıp "bu yanlıştır, gençler sakın sokağa çıkmayın, elinizi PKK'nın akıttığı kana bulaştırmayın" dediler? Geçen hazirandan bu yana daha sık duyduğumuz (laf olsun torba dolsun kabilinden) "her türlü şiddeti şiddetle kınıyoruz" şeklindeki samimiyetsiz, basmakalıp ifadeleri geçiniz; çünkü kendileri de dahil kimse inanmıyor, çünkü hareketler sözlerden daha yüksek sesle konuşuyor.
Ak Partiyi kuran kadrolara inanıp HDP'li muhalif seslere inanmamız için aradaki bir başka büyük farkı da söylemek gerek. Ak Parti neşet ettiği siyaset geleneği gereği elini hiç silaha bulaştırmadı, terörün daima karşısında oldu, sistem tarafından ne kadar engellenirse engellensin sistemin kuralları içinde meşru zeminde hareket etti.
Şimdi elimizdeki HDP'li siyasetçilerin kahir ekseriyeti her gün neredeyse bir PKK kaleşnikofunu öpüp öyle kürsüye çıkarken, onlara bir şans daha verilmesi mümkün görünmüyor. Bu muhalif seslere tavsiyemiz, hemen milletveklliğinden ve HDP'den istifa edip ömürlerinin kalanını sessizce bir köşede tamamlamaları. Çünkü onların öncelikle kendi içlerinden çıktıkları insanlara verebilecekleri bir şey kan ve gözyaşından başka...
Hasılıkelam Kürt siyaseti temiz, dil ve fiil olarak şiddeti tamamen reddetmiş yeni isimlerle milletin karşısına çıkmak zorunda. Şiddetle bu kadar yüklü bir hafıza karşısında işlerinin ne kadar zor olduğunun farkındayız ama Kürt siyaseti üzerine fikir yürütenlerin, uğraşanların acilen samimiyetle buna çare bulmaları gerekiyor. Bu iş, bu zamanda yani PKK ve HDP'nin yanlış tercihleri nedeniyle meşruiyetinin en çok sarsıldığı zamanda olacaksa olacak. Aksi takdirde hendeklerin başına dikilen mezartaşı, toptan kürt siyasetinin başına da dikilecek...