Mustafa Yazgan - Ve işte Doğu(2)
RÛH İKLİMİMİZ.. MEDENÎYETİMİZ-MUTLULUĞUMUZ
Resûlullah (sas) buyurdu:
Ben, ilim şehriyim.. Hz. Ali (ra) O'nun kapısıdır..Bu muhteşem ifâde, Orta-Çağ'da, Orta-Çağ'ın kalbine inmiş bir “NÛR” şelâlesidir. Bu çağlayan'ın içinde, zaman-mekân aktı. Hazret-i Âdem'e (as) Allah'ın öğrettiği bütün isimler (yahut ilimler) (KUR'AN: El-Bakara Sûresi 31-32. âyet) son Resûl'ün (as) kalb ve gönül ufkundan, evrene yansıdı. Karanlığa karşı, bir “NÛR-KUR'AN” inkılâbı başladı. “Ehl-i Beyt” pınarından, “Ashâb” çeşmesinden, “Allah dostları”nın kerâmet, hikmet, bilgelik makamından yeryüzüne, gökyüzüne, kâinatlara, insan'a, toplumlara “keşifler ve icâdlar”la bir yükseliş, yüceliş, mutlak hakikatlara eriş çığırına girildi. Yüzlerce, binlerce, onbinlerce ilim adamı, karanlık Batı'nın ve tüm cehâletin üstüne “Nur sağanağı”nı yağdırdılar. Dünya, bir başka dünya, âlem, bir başka âlem oldu. Hz. İsâ (as):
Câhil'e söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan daha zordur… buyurmuştu. Resûlullah (sas) da buyurdu ki:
Câhillerden yüz çevir.. Benim dinim (İSLÂM) cehâletten zarar görür.. İlim ve hikmet mü'min'in kaybettiği malı gibidir, kimin elinde görürse alır.. İlim, Çin'de de olsa, gidip, alınız.. İlim öğrenirken ölen “şehit”tir…“Dünya İlim ve Teknoloji Tarihi”ne, kitapları, risâleleri, tecrübeleri, keşif ve icâd'larıyla kaydedilmiş “İslâm Âlimleri” Batı'yı da uyandıran, keşif ve icâdlara imza atmışlardır.
Çok değerli okuyucularım!
Bugün sizlere “İlim ve Teknoloji Tarihi”ne silinmez imzalar atmış “İslâm Âlimleri”nin keşif ve icâdlarını yazacaktım. Ancak, bugün 30 Haziran 2016… İlim, teknik, tecrübe, azim, kararlılık, fedakârlık ve vatanseverliğin bir araya gelip, dünya çapında bir eseri, aziz milletimize ve tüm insanlığa, şerefle, gururla ortaya koyan “Ak Parti”nin sevinç, mutluluk ve zafer günü… Bugün, bayram öncesi bayram… Eser: OSMAN GÂZİ KÖPRÜSÜ… Bugün, oruçlu ağızlardan arş'a yükselen hamd-ü senâların, şükürlerin, duâların coştuğu gün… Bir tarafta, Türkiye'nin ilâhi kader yazgısıyla yükselişini durdurmak, tökezletmek hırsıyla “ölüm makinesi” hâline getirilip, meydanlara sürülmüş alçakların “terör vahşeti”.. Diğer tarafta “yürüyen kervanımıza ürüyen” iç ve dış satılmışlara rağmen, “ESERLERE ESER KATAN” kutlu bir kadro'nun kestikleri kurdelâlar… İşte farkımız!Bu eser, yüce Türkiye Cumhuriyeti'nin “Başyüce”si, aziz gönüldaşım, muhterem Cumhurun Başkanı RECEP TAYYİP Bey'in sevimli Başbakanım BİNALİ Bey'in, hepsi birbirinden değerli BAKANLAR KURULU'muzun, kesinlikle parti farkı gözetmeden T.B.M.Meclisimizdeki (HDP hariç) tüm partilerimizin milletvekillerinin… Ve sonuçta tüm milletimin, bu esere emek vermiş mühendis, teknisyen, bürokratlarının.. özellikle, bu yakıcı mevsim şartlarında, alınlarından şıpır şıpır ter akıtıp, gayretle çalışan “CAN İŞÇİLERİM”in mübârek ve mukaddes bir eseridir. Günümüzün ve gelecek yılların nesillerine hayırlı olsun! Bugün birbirimizi tebrik edelim. Kucaklaşalım. Bu eser, tek ve bölünmez bir vatanda, tek sancak altında gölgelenen, yek-vücut bir milletin ve o aziz milletin milli irâdesiyle güçlü “TC DEVLETİ”nin tarihe düştüğü bir nottur. Yalvarıyorum! Allah'ım! Tüm beşeriyete hidâyet ver! Şeytan kahrolsun! Süfyan, kendi bed-duâsında boğulsun! İslâm ümmetine, kol-kola girip, dünya barışına köprüler kurmalarını nasip eyle! Ramazan-ı Şerif hürmetine Rabb'im, lütfeyle!