Добавить новость
World News in Turkish
Новости сегодня

Новости от TheMoneytizer

Aktörleri ve etkileriyle 31 Mart Vakası

Türk demokrasi tarihinde önemli bir kırılma noktasını oluşturan 31 Mart Vakası, yaşandığı günden günümüze kadar gerek tarihçilerin gerekse gazeteciler ve toplumun ilgisi uyandırmıştır. Bu durumun bir sonucu olarak yüz yılı aşkın bir süredir vaka ile ilgili sayısız araştırma yapılmış pek çok kitap ve makale yazılmıştır. 31 Mart Vakası, başta erken Cumhuriyet dönemi olmak üzere sonraki yıllarda da mevcut siyasi görüşlere göre hem deforme edilmiş hem de ideolojik bağlamlarla ele alınmıştır. Geçen süre zarfında 31 Mart Vakası akademik çalışmalara konu edilse de hala vaka ile ilgili cevaplanması gereken çok sayıda soru bulunmaktadır. Bunlar en başında hadisenin yaşanmasından hemen sonra İstanbul’da gerçekleşen olayların iç yüzünün aydınlatılması gelmektedir.

Bu noktadan hareket eden Ender Korkmaz, belgeler ve tanıklar ışığında kaleme aldığı 31 Mart Vakası adlı kitabı, hadisenin yaşandığı 13 Nisan 1909’dan 27 Nisan 1909 tarihine kadarki kritik günleri mercek altına alıyor. Kronik Kitap’tan çıkan eser, belgelere, tanıklara ve basına dayanarak isyana giden yolu, hadisenin gerçekleşmesini ve vakanın tahlilini inceleyen bir mikro tarih çalışması.

İSYANA DOĞRU

Ender Korkmaz, kitabına 31 Mart Vakası’na giden gelişmeleri anlatarak başlar. Bu kapsamda II. Meşrutiyet’in ilanı ve sonrasında kurulan Said Paşa ve Kâmil Paşa hükümetlerini ele alıyor. Aynı zamanda hükümet karşıtı oluşumlara da yer veriyor. Fatih Cami’nde vaizlik yapan ve meşrutiyet aleyhindeki görüşleriyle tanınan Kör Ali’nin idamına giden olaylara da değinen yazar Meclis-i Mebusan’ın yeniden açılmasıyla Osmanlı siyasetinde oluşan havayı aktarıyor. Böylesi bir siyasi ortamda gerçekleşen seçimlerde Meclis-i Mebusan’daki 281 koltuktan 280’ini İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kazandığını söylüyor.

Kâmil Paşa hükümeti 13 Ocak’ta Meclis-i Mebusan’da yapılan görüşmede güven oyu alıp göreve başlasa da cemiyet içerisinde kendilerine karşı bir muhalefet bulunduğunun farkındaydı. Bu duruma dikkat çeken yazar, hükümetin alternatif müttefikler arama çabasını ve Şubat 1909’da ortaya çıkan hükümet krizini ve sonrasında kurulan Hüseyin Hilmi Paşa kabinesini değerlendirmektedir.

31 MART VAKASI VE SONRASI

31 Mart Hadisesi’ni “geliyorum” diyen bir vaka olduğunu söyleyen yazar, Taşkışla’daki IV. Avcı Taburu’nun 12 Nisan gecesi subayları uykuda basmasıyla olayın başladığını aktarıyor. 13 Nisan sabahı sadrazam Hüseyin Hilmi Paşa’nı haberi alması, Harbiye ve Zabtiye Nezareti ile haberleşmesi sonucu mesele II. Abdülhamid’e ulaşır. Padişah gerekli tedbirlerin alınmasını askerlere nasihatte bulunularak durumun güzellikle düzeltilmesine dair bir İrade çıkartır. Fakat arka arkaya yapılan hatalar meselenin daha da büyümesine yol açar.

Yazar, hadiseleri gün gün takip ederek gerek arşiv belgeleri gerekse basın ve hatıratlar üzerinden konuyu inceliyor. Görece kansız ve kolay ilan edilen II. Meşrutiyet’in, II. Abdülhamid bürokrasisinin çekingen ve inisiyatif almaktan yoksun bir karakteristik yapıya sahip olmasına bağlıyor. Hatta Hüseyin Hilmi Paşa bu krizi çözmek için sorumluluk almak yerine istifa ederek durumdan sıyrıldığını ifade ediyor. 31 Mart Vakası’nı İttihat ve Terakki’nin kasıtlı olarak çıkarmadığını ancak Osmanlı siyasetinde etkin parti olmak amacıyla bu durumu kullandığını belirtiyor.

Öte yandan 31 Mart Vakası’nda ulemanın bir bütün halinde isyan taraftarı olduğu, hadisede önemli ve belirleyici bir rol üstlendiği iddialarını da kabul etmiyor. Çünkü toplumsal dinamikler göz önünde tutulursa ulemanın tutumunu yekpare bir şekilde değerlendirmeyi mümkün görmüyor. Sonuç olarak yazara göre 31 Mart Vakası ne dinci ne de Meşrutiyet karşıtı bir ayaklanmaydı. Bu hadise Meşrutiyet birlikte ortaya çıkan yüksek beklentilerin gerçekleşmemesi sonucu sıradan insanların yaşadığı hayal kırıklığının bir sonucuydu. Yani hadise kitlesel bir patlamaydı. Elbette basındaki ölçüsüz çatışma dili ve buna bağlı olarak yapılan matbuat faaliyetleri de işin tuzu biberi olmuştu.

Ender Korkmaz kitabında 31 Mart Vakası’nı Türk demokrasi tarihinin ilk darbesi olarak nitelendiriyor. Bu hadisenin hiç şüphe yok ki en önemli sonucu II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesiydi. 23 Nisan 1909’da padişahın gerçekleştirdiği son Cuma selamlığı ve sonrasında yaşananlar kitapta etraflıca anlatılıyor. 24 Nisan’da Mahmud Şevket Paşa komutasındaki Rumeli’den gelen Hareket Ordusu İstanbul’a ulaştı, isyanı bastırarak başkentte kontrolü sağladı ve sıkıyönetim ilan edildi. 27 Nisan’da toplanan Meclis-i Mebusan’da ise II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi kararı alındı. Hal kararı Yıldız Sarayı’nda II. Abdülhamid’e tebliğ edildi ve sultan ailesiyle birlikte Selanik’e gönderildi. II. Abdülhamid’in yerine tahta veliaht Mehmed Reşad çıkarıldı. Ardından kurulan Divan-ı Harb-i Örfi’de isyana katılanlar ve destekleyenler yargılanarak çeşitli cezalara çarptırıldı.

31 Mart hadisesi ve sonraki iki haftalık sürece yoğunlaşarak II. Abdülhamid’in tahttan indirildiği 27 Nisan 1909 gününe kadarki yaşananlar kitapta detaylıca inceleniyor. İsyanın öncesindeki siyasi atmosferi, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin güç mücadelesini ve Osmanlı siyasetindeki değişimlere dikkat çekerek II. Meşrutiyet’in ilanı, hükümet krizleri ve muhalif hareketler gibi unsurların 31 Mart İsyanına zemin hazırladığı vurgulanmaktadır.

Yazar, yalnızca hadiseleri aktarmakla kalmaz; onları derinlemesine tahlil ederek 31 Mart Vakası’nın ardındaki sosyo-politik dinamikleri gözler önüne serer. Yaşanan hadisenin sıradan bir isyan ya da darbe olarak okunamayacağını, toplumsal beklentilerin, siyasi çekişmelerin ve basının etkisinin büyük rol oynadığının altını çiziyor. Bu yönüyle eser, literatürdeki eksik halkalardan birini tamamlamakta, konuyu ideolojik önyargılardan arındırarak tarihsel gerçekleri ortaya koymaktadır.

Korkmaz, akademik titizliği edebi bir üslupla birleştirerek okuyucuyu bir tarih yolculuğuna çıkarırken, dönemin ruhunu hissettiren arşiv belgeleri, hatıratlar ve basın kayıtlarıyla 31 Mart Vakası’nı analiz ediyor. Bu bakımdan kitap, yalnızca tarih meraklıları için değil, akademik dünya için de değerli bir başvuru kaynağı. Meşrutiyet’in sancılı doğuşunu ve 31 Mart Hadise’ni anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir eser.


İronik bir zarafetin hadis hikâyeleri

Читайте на сайте


Smi24.net — ежеминутные новости с ежедневным архивом. Только у нас — все главные новости дня без политической цензуры. Абсолютно все точки зрения, трезвая аналитика, цивилизованные споры и обсуждения без взаимных обвинений и оскорблений. Помните, что не у всех точка зрения совпадает с Вашей. Уважайте мнение других, даже если Вы отстаиваете свой взгляд и свою позицию. Мы не навязываем Вам своё видение, мы даём Вам срез событий дня без цензуры и без купюр. Новости, какие они есть —онлайн с поминутным архивом по всем городам и регионам России, Украины, Белоруссии и Абхазии. Smi24.net — живые новости в живом эфире! Быстрый поиск от Smi24.net — это не только возможность первым узнать, но и преимущество сообщить срочные новости мгновенно на любом языке мира и быть услышанным тут же. В любую минуту Вы можете добавить свою новость - здесь.




Новости от наших партнёров в Вашем городе

Ria.city
Музыкальные новости
Новости России
Экология в России и мире
Спорт в России и мире
Moscow.media






Топ новостей на этот час

Rss.plus





СМИ24.net — правдивые новости, непрерывно 24/7 на русском языке с ежеминутным обновлением *