Добавить новость
World News in Turkish
Новости сегодня

Новости от TheMoneytizer

TÜRK DEVLET GELENEĞİNDE LİDERLİK PARADİGMASI: ATATÜRK VE FATİH SULTAN MEHMET’İN PSİKOLOJİK, ENTELEKTÜEL VE SİYASİ ÜSTÜNLÜK ANALİZİ

Giriş

Türk devlet geleneği, tarihsel süreç içerisinde “Devlet-i Ebed Müddet” ideali etrafında şekillenen, karizmatik ve kurucu lider figürlerinin belirleyici olduğu bir süreklilik arz eder. Bu sürekliliğin en kristalize olmuş iki örneği, İstanbul’u fethederek Osmanlı Devleti’ni bir cihan İmparatorluğuna dönüştüren Fatih Sultan Mehmet ve çökmekte olan bir imparatorluğun küllerinden modern, laik bir ulus-devlet inşa eden Mustafa Kemal Atatürk’tür. Her iki lider de yalnızca askeri dehalarıyla değil, aynı zamanda toplumun zihniyet dünyasını ve kurumsal yapısını kökten değiştiren “devrimci” karakterleriyle öne çıkarlar. Halil İnalcık’ın ifadesiyle, İstanbul’u alan Fatih ile İstanbul’u kurtaran Atatürk arasındaki tarihsel bağ, Türkiye’nin bugünkü hudutlarının ve siyasi varlığının temelini oluşturur. Bu analiz, söz konusu iki lideri Freudyen psikanaliz, Britanya arşiv belgeleri (FO 371), British Museum koleksiyonları ve Tavistock Enstitüsü’nün sosyal mühendislik kuramları ışığında değerlendirerek, Türk liderlik paradigmasının derinliklerine inmeyi amaçlamaktadır.

1. Türk Devlet Aklı ve Liderlik Tipolojisinin Tarihsel Gelişimi

Türk devlet yönetimi, Orta Asya bozkır kültüründen devralınan “kut” anlayışını, İslami dönemdeki “nizam-ı alem” ülküsüyle birleştirerek özgün bir “Devlet Aklı” (Raison d’État) geliştirmiştir. Bu akıl, kriz anlarında devleti yok olmaktan kurtaracak ve yeni bir düzen kuracak “Kurtarıcı/Kurucu” lider figürünü bekler. Aytunç Altındal’ın vurguladığı “Devlet Aklı” kavramı, bu iki liderin eylemlerinde en somut haliyle vücut bulur. Her iki lider de devletin bekâsı için radikal, bazen de sert kararlar almaktan çekinmemiş, bireysel arzularını devletin uzun vadeli çıkarlarıyla özdeşleştirmişlerdir.

Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı Devleti’ni merkeziyetçi bir yapıya kavuşturarak, aristokratik ailelerin (özellikle Çandarlı ailesi) etkisini kırmış ve devleti doğrudan hükümdara bağlı bir bürokratik mekanizmaya dönüştürmüştür. Atatürk ise, benzer bir merkeziyetçilikle, meşruiyetini hanedandan alıp halkın iradesine (TBMM) devretmiş, ancak devletin temel ilkelerini (Cumhuriyet, Laiklik, Milliyetçilik) koruma noktasında tavizsiz bir otorite sergilemiştir. Bu durum, her iki liderin de Türk devlet geleneğindeki “otoriter ama dönüştürücü” liderlik tipolojisine uygunluğunu gösterir.

Liderlik Özelliği Fatih Sultan Mehmet Mustafa Kemal Atatürk
Devletin Niteliği Cihan İmparatorluğu (Roma Mirasçısı) Modern Ulus-Devlet (Çağdaş Uygarlık)
Meşruiyet Kaynağı Tanrısal İnayet ve Kılıç Hakkı Ulusal Egemenlik ve Meclis İradesi
Merkeziyetçilik “Kul” sistemi ve mutlak otorite Bürokratik rasyonalizm ve tek parti disiplini
Stratejik Odak Doğu ve Batı sentezi, Akdeniz hâkimiyeti Batılılaşma, tam bağımsızlık ve bölgesel barış

 

2. Psikanalitik Bir Bakış: Fatih Sultan Mehmet’in Kişilik Yapısı

Sigmund Freud’un yapısal kişilik kuramı; id, ego ve süperego arasındaki dinamik etkileşimi esas alır. Fatih Sultan Mehmet’in kişiliği, bu üç yapının olağanüstü bir gerilim ve ardından gelen denge durumuyla açıklanabilir.

2.1. Çocukluk Travmaları ve Egonun Onarımı

Fatih’in çocukluk dönemi, babası II. Murad ile olan karmaşık ilişkisi ve erken yaşta karşılaştığı siyasi başarısızlıklarla şekillenmiştir. 12 yaşında ilk kez tahta çıktığında, iç ve dış baskılar (Varna Haçlı Seferi krizi) nedeniyle babasının orduyu yönetmek üzere geri dönmesi, genç Mehmet’in egosu üzerinde derin bir “yara” açmıştır. Freudyen perspektiften bakıldığında, bu durum egonun dış gerçeklik karşısında aldığı ağır bir darbedir ve bireyde güçlü bir yetersizlik duygusu uyandırabilir. Ancak Fatih, bu travmayı bastırmak yerine, onu bir motivasyon kaynağına, bir “narsisistik güç” deposuna dönüştürmüştür.

Manisa sancak beyliği dönemi, Fatih’in bu yarayı onarmak için “ego idealini” fethi merkezine alarak yeniden inşa ettiği bir süreçtir. Babası II. Murad’ın “bilime değer veren, ince ruhlu ama kararlı” kişiliği, Mehmet için hem bir rol model, hem de aşılması gereken bir engel olmuştur. Freud’un Oedipus kompleksine dair teorileri çerçevesinde, Fatih’in babasının gölgesinden kurtulma ve ondan daha büyük bir iş (İstanbul’un fethi) başararak kendi otoritesini kanıtlama arzusu, onun tüm siyasi eylemlerinin temel itici gücü olarak görülebilir.

2.2. Süperegonun İnşası: Akşemsettin ve Fetih İdeali

Fatih’in süperegosu, yani içselleştirilmiş ahlaki otoritesi, hocası Akşemsettin ve diğer öğretmenleri tarafından sistematik bir şekilde şekillendirilmiştir. Akşemsettin’in, fethin sadece askeri bir başarı değil, ilahi bir görev olduğu yönündeki telkinleri, Mehmet’in zihninde fethi “birincil kimlik” haline getirmiştir. Bu süreçte süperego, id’in (fetih ve güç arzusu) taleplerini dini ve metafizik bir çerçeveye oturtarak, egonun gerçeklik ilkesiyle (balistik teknolojisi, harita bilgisi, askeri strateji) uyumlu hale gelmesini sağlamıştır. Fatih’in “Ketumiyet” özelliği, egonun id’i dizginleyerek stratejik amaçlara hizmet etmesinin bir sonucudur.

3. Atatürk’ün Psikolojik Profili: “Ölümsüz” Önder ve Ulusal Süperego

Mustafa Kemal Atatürk’ün psikolojik gelişimi, Vamık Volkan tarafından “Ölümsüz Atatürk” kavramı çerçevesinde, babasızlık ve vatanın babayla ikame edilmesi üzerinden analiz edilmiştir.

3.1. Baba Figürünün Kaybı ve Vatanın İkamesi

Atatürk’ün erken yaşta babası Ali Rıza Efendi’yi kaybetmesi, onun süperego gelişiminde baba figürünün yerini “Devlet” ve “Millet” kavramlarının almasına neden olmuştur. Freud’un belirttiği üzere, süperego baba figürünün ve toplumsal normların içselleştirilmiş halidir. Atatürk için bu figür, çökmekte olan ve kurtarılması gereken “Anne-Vatan“dır. Annesi Zübeyde Hanım ile olan güçlü bağı, onun hayatı boyunca “koruyucu ve kurtarıcı” bir rol üstlenmesini pekiştirmiştir.

Volkan’ın analizine göre, Atatürk’ün ölmüş kardeşlerine hayat verme arzusu, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir ulusu “canlandırma” eylemine süblime edilmiştir. Bu, bireysel bir yas sürecinin, toplumsal bir diriliş projesine dönüşmesidir. Atatürk’ün egosu, Freud’un “şahlanmış bir at üzerindeki şövalye” benzetmesine uygun olarak, parçalanmış bir toplumu (id’in kontrolsüz tepkileri ve süperegonun katı dini baskıları arasında) rasyonel ve modern bir yapıya kavuşturma görevini üstlenmiştir.

3.2. Egonun Gerçeklik İlkesi: Rasyonalizm ve Karizma

Atatürk’ün siyasi ve askeri dehası, egonun gerçeklik ilkesini en üst düzeyde kullanmasının bir sonucudur. Çanakkale’den Sakarya’ya, Büyük Taarruz’dan Cumhuriyet reformlarına kadar her adımda, mevcut durumu soğukkanlılıkla analiz etmiş ve mümkün olan en rasyonel kararı vermiştir. Onun karizması, sadece bir kişilik özelliği değil, aynı zamanda kitlelerin “ideal ego“su haline gelmesiyle ilgilidir. Kitleler, kendi içlerindeki eksiklikleri Atatürk’ün güçlü ve sarsılmaz figüründe tamamlamışlardır.

Psikanalitik Kavram Fatih Sultan Mehmet Uygulaması Mustafa Kemal Atatürk Uygulaması
Ego İdeali İstanbul’un fethi ve Roma İmparatorluğu’nun ihyası. Çağdaş, laik ve tam bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti.
Süblimasyon Sanata, felsefeye ve coğrafyaya duyulan entelektüel tutku. Ulus inşa etme ve modernleşme reformlarına adanmışlık.
Baba İşlevi Adalet ve nizam sağlayan, “Kayser” unvanlı mutlak otorite. Ulusun babası (Atatürk), modernleşmenin ve rasyonalizmin rehberi.
Travma Yönetimi İlk saltanat başarısızlığından büyük bir hırs devşirme. İmparatorluk çöküşünü yeni bir başlangıç için enerjiye çevirme.

 

4. Entelektüel Üstünlük ve Kütüphane Analizi: İki Dehanın Bilgi Kaynakları

Liderlik, sadece bir irade meselesi değil, aynı zamanda derin bir bilgi ve vizyon meselesidir. Fatih ve Atatürk, bu noktada kendi çağlarının en donanımlı entelektüelleridir. İlber Ortaylı ve Halil İnalcık, her iki liderin de kütüphanelerini birer “karargâh” gibi kullandıklarını belirtirler.

4.1. Fatih’in Rönesans Kütüphanesi ve Evrensel Vizyonu

Fatih Sultan Mehmet, sadece İslami ilimlerde değil, Grekçe, Latince, İtalyanca gibi dillerde yazılmış Batı klasiklerinde de derin bilgi sahibidir. Kütüphanesinde 10 binden fazla kitap olduğu ve her medeniyetten eserleri takip ettiği bilinmektedir.

Atlas Majoris: Fatih’in en çok kullandığı eserlerden biridir. Haritalar ve kenar notları Yunancadır ve Fatih bu haritalar üzerine bizzat notlar düşmüştür. Bu, onun coğrafi vizyonunun ve Akdeniz merkezli bir dünya hakimiyeti stratejisinin kanıtıdır.

Homeros’un İlyada’sı: Fatih’in ilgiyle okuduğu bir diğer kaynaktır. Truva’nın intikamını aldığını söylemesi, onun tarihsel süreklilik bilincine ve kendisini antik kahramanlarla kıyaslayan bir ego idealine sahip olduğunu gösterir.

Felsefe ve Bilim: Arrian’ın Anabasis‘i, Thomas Aquinas’ın Summa Contra Gentiles’i (Hıristiyan teolojisine dair) gibi eserler kütüphanesinde mevcuttur. Fatih, rakibi olan Batı dünyasının düşünce yapısını en ince detayına kadar öğrenmek istemiştir.

4.2. Atatürk’ün Aydınlanma Kütüphanesi ve Pozitivist Yaklaşımı

Atatürk’ün kütüphanesinde 4.000’e yakın kitap bulunmaktadır ve bu kitapların çoğu tarih, sosyoloji, felsefe ve dil bilim üzerinedir. O, kitapları sadece okumakla kalmamış, satır aralarını çizerek ve notlar düşerek onlarla adeta tartışmıştır.

Voltaire ve Rousseau: Atatürk, Fransız Aydınlanması’nın rasyonalist fikirlerinden derin bir şekilde etkilenmiştir. Voltaire’in bir oyununda altını çizdiği “Halk yaşayacak” notu, onun cumhuriyetçi düşüncesinin temelini oluşturur.

Tarih Bilinci: Kütüphanesindeki 101 tarih kitabı, Türk-Osmanlı tarihinden Avrupa tarihine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. O, tarihi sadece bir geçmiş anlatısı olarak değil, bir “milli kimlik inşası” aracı olarak görmüştür.

Bilim ve Dil: Türk dilinin kökenlerine dair araştırmaları ve matematik/geometriye olan ilgisi, onun rasyonel ve bilimsel bir dünya görüşüne sahip olduğunu teyit eder.

5. Britanya Arşivleri ve British Museum: Batı’nın Gözünden İki “Büyük Türk”

Britanya arşivleri (The National Archives) ve British Museum, Türk liderlik paradigmasına dair Batılı algının en önemli veri bankalarıdır. Bu belgeler, hem hayranlık, hem de korku dolu bir perspektifi yansıtır.

5.1. British Museum ve Fatih: Sanat ve İmaj Yönetimi

Fatih Sultan Mehmet, kendi imajını Batı dünyasında nasıl kurgulayacağını bilen ilk Osmanlı hükümdarıdır. British Museum ve National Gallery’de bulunan eserler, bu “görsel diplomasi“nin ürünleridir.

Gentile Bellini Portreleri: 1480 yılında Venedikli ressam Gentile Bellini’ye yaptırılan portre, Fatih’in kendisini “Batılı bir hükümdar” formatında ama “Doğulu bir güç” olarak sunma çabasıdır. Portredeki klasik kemerli yapı ve madalyonlar, onun Roma mirasçısı (“Kayser-i Rum“) iddiasını güçlendirir.

Bellini’nin meşhur Fatih portresi

Madalyonlar ve Sikkeler: British Museum koleksiyonundaki madalyonlar, Fatih’in fiziksel özelliklerini (karakteristik kemerli burnu ve kararlı bakışları) ebedileştirmiştir. Avrupalılar için bu imaj, hem “ilahi kanunları çiğneyen bir istilacı“, hem de “entelektüel bir hükümdar” ikilemini barındırır.

5.2. Britanya Ulusal Arşivleri (FO 371) ve Atatürk: “Robertson” Kod Adı

Britanya Dışişleri Bakanlığı’nın siyasi yazışmaları (FO 371), Atatürk’ün Milli Mücadele’den ölümüne kadar olan sürecini saniye saniye takip etmiştir.

Gizli Kodlar: 1935 yılına ait bir istihbarat raporu, Britanya’nın Türk liderliğine verdiği kod isimleri ifşa eder. Atatürk için “Robertson“, İsmet İnönü için “Smith” ve Fevzi Çakmak için “Brown” isimleri kullanılmıştır. Bu, Britanya’nın Türk liderliğini “kişiselleştirilmiş” bir tehdit veya partner olarak gördüğünün bir kanıtıdır.

İngiliz gizli yazışmalarında Mustafa Kemal (Atatürk) için “Robertson” kodu kullanılıyordu

Karakter Analizleri: Britanyalı diplomatların raporlarında, Mustafa Kemal Atatürk, “şaşırtıcı bir enerjiye, yüksek bir ahlaki cesarete ve askeri bir dehaya sahip” biri olarak tanımlanır. Ancak aynı belgelerde, onun içki ve yaşam tarzı üzerinden yapılan kişisel saldırılar, Batı’nın bu karizmatik lideri “insanileştirerek” etkisizleştirme çabasını da yansıtır.

Modernleşme Algısı: Sir Alexander Knox Helm gibi diplomatların raporları, Atatürk’ün reformlarını “Türkiye’nin Batı dünyasına kalıcı bir girişi” olarak nitelendirir. Raporlarda, Atatürk’ün sadece bir lider değil, aynı zamanda toplumun sosyo-kültürel DNA’sını değiştiren bir figür olduğu vurgulanır.

6. Tavistock Enstitüsü ve Sosyal Mühendislik: Toplumsal Dönüşümün Psikodinamiği

Tavistock Enstitüsü, 20. yüzyılın ortalarında grup dinamikleri, sosyal mühendislik ve “mass brainwashing” (kitlesel beyin yıkama) konularında uzmanlaşmış bir kurumdur. Atatürk’ün devrimleri ve Fatih’in imparatorluk inşası, Tavistock’un “Sosyoteknik Sistemler” ve “Otorite Değişimi” teorileri çerçevesinde analiz edilebilir.

6.1. Sosyoteknik Sistemler ve Paradigma Değişimi

Tavistock teorisyeni Eric Trist’in savunduğu “Sosyoteknik Sistemler” yaklaşımı, bir organizasyonun başarısının teknik ve sosyal bileşenlerin uyumuna bağlı olduğunu söyler.

Atatürk’ün Reformları: Alfabe değişikliği, laiklik ve kıyafet devrimi, aslında Türk toplumunun yüzyıllardır süregelen “sosyal ve kültürel yazılımını” değiştirme girişimidir. Tavistock perspektifinden bu, “eski ve istikrar sağlayan toplumsal yapıların (tekke, zaviye, hilafet) yıkılarak, yerine merkezi ve rasyonel bir otoritenin ikame edilmesi” sürecidir.

Kitle Psikolojisi ve Uyum: Tavistock metodolojisi, kitlelerin kriz anlarında nasıl yönlendirilebileceğini inceler. Atatürk, imparatorluğun çöküşünün yarattığı büyük “travma ve belirsizlik” durumunu (Tavistock terminolojisiyle “fluid state“), yeni bir milli kimlik inşa etmek için kullanmıştır. Bu, zorlama yerine (her ne kadar otoriter unsurlar olsa da) “eğitim ve propaganda” yoluyla toplumsal bir rıza inşa etme sürecidir.

6.2. Otorite ve Liderlik Rollerinin Dönüşümü

Tavistock modeli, liderlerin grubun “bilinçdışı fantezilerini” nasıl yönettiğine odaklanır.

Grup Dinamikleri: Türk toplumunda yüzyıllarca süren “Padişah-Baba” figürü, Atatürk ile birlikte “Öğretmen-Kurtarıcı” figürüne evrilmiştir. Bu, toplumsal bir erginleşme süreci olarak da okunabilir; tebaadan vatandaşa geçiş, bireysel özerkliğin (ego gücü) toplumsal düzeyde teşviki anlamına gelir.

Sosyal Mühendislik Eleştirileri: Daniel Estulin gibi yazarlar, bu tür kurumsal müdahalelerin “insanları makinelerin bir uzantısı haline getirdiğini” ve “autonomy (özerklik) yerine conformity (uyum)” yarattığını iddia ederler. Atatürk’ün reformlarına yönelik bazı eleştirel yaklaşımlar da, bu değişimin “tepeden inme” ve “toplumun doğal gelişimine aykırı” olduğunu savunur. Ancak tarihi gerçeklik, bu “mühendisliğin” bir ulusu yok olmaktan kurtaran bir “cerrahi müdahale” olduğunu göstermektedir.

7. Siyasi Üstünlük ve “Devlet Aklı” Sentezi

Fatih ve Atatürk, Türk devlet geleneğindeki “Devlet Aklı“nın iki zirve noktasıdır. Aytunç Altındal’ın teorilerinde sıkça vurgulanan bu akıl, kişisel hırsların değil, devletin bin yıllık stratejik çıkarlarının öncelenmesini gerektirir.

7.1. Fatih’in Merkeziyetçi Devrimi

Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra devlet mekanizmasını tamamen kendi otoritesi altında toplamıştır.

Kanunnameler: Türk hukuk tarihinin en önemli belgelerinden olan Kanunname-i Âli Osman, devletin işleyişini kişisel takdirlerden kurtarıp kurumsal bir yapıya kavuşturmuştur.

Devşirme Sistemi: Fatih, aristokrat Türk ailelerini pasifize ederek, doğrudan sultana bağlı ve “hürriyetleri kısıtlı ama güçleri yüksek” bir bürokratik sınıf yaratmıştır. Bu hamle, mutlak bir merkeziyetçilik için hayati öneme sahiptir.

7.2. Atatürk’ün Milli Meşruiyet Devrimi

Atatürk, Fatih’in merkeziyetçiliğini devralmış ancak onu “milli egemenlik” ile harmanlamıştır.

TBMM ve Meşruiyet: Milli Mücadele’nin her aşamasında meclis iradesini ön planda tutması, onun “sivil bir asker” ve “demokratik bir devrimci” olduğunu gösterir.

Laiklik ve Modernite: Devletin dini bir temelden laik bir temele kaydırılması, siyasi üstünlüğün “insan aklı ve yasalarına” dayanması anlamına gelir. Bu, Türk devlet tarihindeki en büyük paradigma değişimidir.

Karşılaştırma Kriteri Fatih Sultan Mehmet Mustafa Kemal Atatürk
Siyasi Vizyon Evrensel İslam ve Roma İmparatorluğu. Tam bağımsız, laik ve çağdaş Cumhuriyet.
Yönetim Tarzı Mutlak Otoriter / Merkeziyetçi. Demokratik Merkeziyetçi / Reformist.
Hukuki Temel Şeri ve Örfi Hukuk (Kanunnameler). Modern Medeni Kanun ve Anayasal Düzen.
Milli Kimlik “Millet-i Hakime” (Müslüman-Türk üstünlüğü). Vatandaşlık temelli Türk Milliyetçiliği.

 

Sonuç: Liderlik Paradigmasının Gelecek Perspektifi

Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk, Türk devlet geleneğinin iki “kutup yıldızı” gibidirler. Her ikisi de kriz anlarında ortaya çıkmış, toplumun psikolojik ve kurumsal yapılarını kökten değiştirmiş ve devleti yeni bir tarihsel evreye taşımışlardır.

Freudyen bakış açısı, bu iki liderin de kendi iç dünyalarındaki çatışmaları (Fatih’in çocukluk başarısızlığı, Atatürk’ün baba kaybı) devasa birer “yaratıcı enerjiye” ve “devlet kurma iradesine” dönüştürdüklerini gösterir. Britanya arşivleri, Batı’nın bu liderlere duyduğu “tehdit algısı ile karışık saygıyı” belgelerken; British Museum’daki eserler, Türk liderliğinin küresel imaj yönetimindeki başarısını teyit eder. Tavistock modelindeki sosyal mühendislik tartışmaları ise, bu dönüşümlerin ne kadar derin ve planlı birer psikolojik operasyon olduğunu anlamamıza yardımcı olur.

Halil İnalcık ve İlber Ortaylı’nın vurguladığı gibi, Fatih ve Atatürk arasındaki benzerlik bir tesadüf değildir; bu, Türk devlet aklının “entelektüel derinlik, askeri deha ve siyasi cesaret” ile harmanlanmış bir tezahürüdür. Bugünün ve geleceğin Türk liderlik paradigması, bu iki devasa figürün mirası üzerine inşa edilmeye devam edecektir. Her iki lider de bilginin, rasyonelliğin ve kararlılığın, bir ulusun kaderini nasıl değiştirebileceğinin ebedi örnekleri olarak kalacaktır.

Hasan Kerem ÜNSAL

Читайте на сайте


Smi24.net — ежеминутные новости с ежедневным архивом. Только у нас — все главные новости дня без политической цензуры. Абсолютно все точки зрения, трезвая аналитика, цивилизованные споры и обсуждения без взаимных обвинений и оскорблений. Помните, что не у всех точка зрения совпадает с Вашей. Уважайте мнение других, даже если Вы отстаиваете свой взгляд и свою позицию. Мы не навязываем Вам своё видение, мы даём Вам срез событий дня без цензуры и без купюр. Новости, какие они есть —онлайн с поминутным архивом по всем городам и регионам России, Украины, Белоруссии и Абхазии. Smi24.net — живые новости в живом эфире! Быстрый поиск от Smi24.net — это не только возможность первым узнать, но и преимущество сообщить срочные новости мгновенно на любом языке мира и быть услышанным тут же. В любую минуту Вы можете добавить свою новость - здесь.




Новости от наших партнёров в Вашем городе

Ria.city
Музыкальные новости
Новости России
Экология в России и мире
Спорт в России и мире
Moscow.media






Топ новостей на этот час

Rss.plus





СМИ24.net — правдивые новости, непрерывно 24/7 на русском языке с ежеминутным обновлением *